Öyle hakkaten! nerden sirayet etti bu mükemmelliyetçilik tekar bilmiyorum ancak gerçekten öyle bitkin düşürüyor ki iş hayatındaki "başarı" tutkum.. sanırım bir temizlikçi olsam vücudum harap düşmüştü daha bu yaşta! iki nedeni var bence: aşırı sorumluluk sahibi olmak (ki aşırılık her olayla vb hastalıklı bir durum bence) ve sürekli öğrenme-gelişme içgüdüsü.. bilemiyorum sorumluluk duygusunun aşırılığı tavan yaparsa ya kendini suçlar ve kurban kimliğine bürünürsün ya da ezilirsin hayatın yükü altında..ama bi yandan da hayattan zevk almaya yol açan bir duygu belki de.. bir takım şeyleri sahiplenmeye yol açıyor ve çok fazlası kendini sahiplenmekten vazgeçirtebiliyor..
Karmaşık mevzular ama bu mükemmelliyetçilik, biraz sidik yarışıyla eşdeğer bence.. öyle ki küçükken bi şekilde en yakınınla bu yarışa bilinçsizce sokulmuşsan.. bi de çevrende en iyi olmayı iş edinmiş insanlar varsa ve hele bi de şüpheli olduğunu düşündüğüm genetik durumu olursa bu hastalığın işin iş! öyle bi raddeye gelip de hep 2.olduğunu hissedersen bırakıp gidesin gelir! bıraktığım ya da bıraktırttığım işler, eşler vb. vb... e o halde tuba özerk benim için söylüyo bu 27 sene önce bırakıp da kendimi bulmak için geri döndüğüm şehre: çekip gidesim var artık yalan dünyadan..yüzüme bakıp duran o sahte yüzlerden.....
neyse insanları ve de hiç bişeyi çok sevmeyeceksin kardeşim. çok seven çok inciniyo.. başarıyı da, en iyi olmayı da, yemek yemeyi de herkesi de çok sevmeye gerek yok.. mümkünse sadece müzik sevmeli, bi kedi köpek sevmeli...bi de çiçek ve böcek :)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder