Pazar, Ekim 30, 2011

Film Ekimi 10.yılında Konya'ya da uğradı!!!

İstanbul ve Ankara dönüşleri harika geliyor!!! Şimdi bunca olumsuzluk oldu sonrasında.. doğudaki savaş.. terör kayıplarımız üzerine bir de hakkında bir dolu komplo teorileri okuduğum ve gerçekliğinden şüphe duyduğum Van depremindeki ölülerimiz.. ve insanlar hala başlarını öne eğip hatta kuma sokup kendi dertlerinden bu olanları da unutmazlar diye dua ediyorum.. Neyse.. İst.üstüne film ekimi geldi Konya'ya.. Yıllardır duyarım ancak hem karşı yakada olduğundan hem de akşamlara kadar işte çalıştığımdan hiç gitme fırsatı bulamamıştım.. Buraya geldiğini duyar duymaz gittim bi dolu bilet satın aldım. Arkadaşlarımdan ayrılıp evime döndüğümde yaşadığım boşluğu kolayca atlatmamı sağladı.. ki günde 3 arkadaştan 9 kişi bana verdiği sevinç sonra dayımla yaptığımız tadına doyum olmaz vapur sefaları.. :) bunları elbette geride bırakıp Konya'ya dönmek çok içaçıcı değil.. Yine de evimi çok özlediğimi itiraf etmeliyim. Düzenimi, spor salonunu, arkadaki Mahmuriye parkını..

Film ekimindeki filmlerden "küçük beyaz yalanlar", daha filme girmeden ismiyle çok ilgimi çeken "bisikletli çocuk" ve de "Jane Eyre" harikaydı! sonuncusunda salya sümük ağlasam da -zira o hafta pazartesine berbat başlamıştım- bayıldım! Bir de cins yönetmen Lars Von Terier'in Melankolia'sı vardı.. içim sıkıldı başta.. çok yavaş bi filmdi ancak ölüm korkusu ile kader kavramına odaklanmış, çello ağırlıklı harika bi müziği olan enteresan bi filmdi..Melankolia, Bisikletli Çocuk, Tehlikeli İlişki (freud & carl jung!), salya sümük ağladığım Jane Eyre... seneye izleyeceğim ödüllü "avrupa"lı film ekimini de iple çekiyorum!

Hoşuma gidiyor.. Konya'nın muhafazakar insanının ayağına kadar böyle filmler gelse, iyi müzisyenler konser verseler de bir noktada kendi kalıplarını aşamayan bir yönü var bu kentin.. Neyse ki artık Ankara pek yakın.. e İstanbul da öyle..1 saat mesafede. Özleyen arkadaşlarım buraya da geliyorlar.. ve sanırım artık KOnya'dan taşınma, ileride Ankara'da emeklilik yaşama hayallerim de önemini yitiriyor.. hatta doktora için çok istediğim Ankara acaba isteksizliğe bile dönüşür mü diyebiliyorum ilerde.. zira bazısı nato kafa nato mermer uzayda bile yaşasalar her şeye at gözlüğüyle bakmaya devam ediyor.. Konya köylerinden sevgili bazı müşterilerimiz var ki tuhaf biçimde 180 derece bakış açısını genişletmiş ferasetteler.. birisi 80 küsür yaşında.. berrak bir beyin.. kendi başının çaresine bakıp bizimle hoşsohbetler ediyor :) güzel buralar sonbaharda daha da güzel :)

Hiç yorum yok: