Salı, Kasım 01, 2011
son biten kitap: "s*tir et"
kime neyi anlattğıma son derece dikkat etmem gerektiğini öğrendim.. yaş dayandı 40'a.. 1,5 sene sonra ericem ! :D şaka bir yana Konya'ya geldiğimden sonra kimseyi fazlaca umursamamayı ve bunun kolaylaşması için de ketum olmayı öğrendim.. Her şehrin ve her insanın bana öğrettikleri oluyor.. Sorunum şu ki insanlar hep iyi diye düşünmeye devam ettikçe onların farklı ya da değişen yüzlerini kolay kolay idrak edemiyorum.. Saflık hatta salaklık derecesinde onlara güvenmeye devam ediyorum. En gizli sırlarınızı açtığınız kişi üzerinden kaç yıl geçmesine rağmen kendisine dair gizleri saklayıp sizi eski olayları açarak sıkabiliyor.. Empati yapma yeteneği bahşedilmemiş kişiler başınıza en hızlı yargıç kesilebiliyor.. Halbuki size en yakınları, eşi dostu hakkında hiçbir şey anlatmayan, sormadan söylemeyenler sizin açık yüreğinizi incitmekten hatta bir çok yaşantınızı alaya almaktan zevk duyabiliyorlar.. İşin kötüsü -ya da iyisi!- bunu tamamen bilinçsizlik içersinde yapıyorlar.. Ne de olsa bazısı onca şey okusa bile insanlarla samimiyet kuramamış, fazla gezip görmemiş ve kendi dar çevresi içersinde sıkışmışsa farkındalığını pek geliştiremiyor.. Ne kadar çok arkadaşım oldu bilmiyorum ama ne kadar farklı arkadaşım varsa o kadar farklı aynadan bakabiliyorum kendime.. En güzeliyse kendime güvenmem ve değer vermem.. kendine saygısı-sevgisi olmayan, geçmişiyle barıştığını sanıp da barışamayan kişi ne kadar mutlu olabilir ki? Sadece başkalarının mutluluğuna gıpta eden enerji vampirlerine dönüşebilirler.. bakarsınız ki bir kez daha onların yanından mesnetsiz huzursuzlukla kalkarsınız.. negatif enerjisini yüklenirsiniz.. kimseyi çok fazla sevmemek ve çok samimiyet kurmamak gerekli belki de.. amaaaan nüktedan kitabın da dediği gibi "s*tir et !" neysen o olmaya devam et.. akarak, gelişerek & durumlara ayak uydurarak.. yoksa kaskatı kesilir kırılırsın en ince yerinden...
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder